Elon Musk’ın Yapay Zeka Planı

Hem Tesla’ya hem de Space’X’e sahip olan teknoloji hayalperesti Elon Musk, insan beynini doğrudan bilgisayara bağlayacak Neuralink isimli yeni bir proje başlattı.

Elon Musk tarafından Twitter üzerinden de doğrulanan bu proje The Wall Street’te yayınlanan bir rapora göre henüz çok başlarında.

Musk’ın özel olarak finanse ettiği Neuralink projesi aslında ‘sinirsel dantel’ (neural lace) geliştirmeyi hedefleyen bir medikal araştırma. Bu teknoloji geliştirilebilirse beynin içine küçük elektronlar yerleştirilebilecek.

Musk’ın kendi yaptığı açıklamasına göre bu projede çalışmak üzere alandaki en önde gelen akademisyenler şirketle çalışmak için görevlendirildi.

Uzun bir süredir bilgisayar ve beyin arasında yapılacak doğrudan bağlantı bilimkurgu tartışmalarının temelini oluşturuyordu ve hala gerçekten yapılıp yapılamayacağı bilinmiyor.

Tirias Research şirketinin baş analisti Paul Teich’in konu ile ilgili açıklamasında şu sözler yer alıyordu:

Trepanning tekniği (insanların beyinleri ile ilgili problemlere müdahale etmek için kafatasında delik açma tekniği) insanlığın kendisi kadar eski görünüyor fakat beyine elektrot yerleştirme fikri sadece 10 yıldır konuşuluyor. Bununla birlikte ayrıntılı tıbbi görüntüleme sensörleri ve işlemci gücü günümüz teknolojisinde henüz emekleme aşamasında. Dolayısıyla bir insan beyninin nasıl çalıştığı, nasıl uyarıcılara tepki verdiği konusunu tam olarak kavrayamıyoruz. İnsan beynine doğrudan bağlantı geliştirmek için önümüzde çok uzun bir yol var.

Tıbbi İlerlemeler ve Etik İkilemler

Beyin hasarlarının tedavisi belki de beyin ve bilgisayar arasında bağlantının geliştirilmesinin nedenleri arasında en başta gelmektedir.

Krewell’in TechNewsWorld’e verdiği röportajda söylediklerine göre:

Neuralink sayesinde beyne bağlanabilen gelişmiş elektrotlar yapmayı başarabilirsek beyin ve elektronik arasında bu doğrudan bağlantı bazı beyinsel rahatsızlıkların tedavisinde kullanılabilir çünkü bu sayede beynin belirli alanlarını doğrudan uyarabiliriz.

Kısacası Musk’ın bu yeni girişimi aslında yeni hesaplama ve bilim metotları kullanılarak yapılan temel tıbbi araştırmalardan ibaret. Muhtemelen bir insanın beyninin doğrudan bir bilgisayara bağlanması uzun bir zaman alacak, en azından bilim kurgu yazarları William Gibson ve Bruce Sterling’in görüşleri bu yönde.

Her alandan farklı insan bu araştırma üzerinde farklı görüşlere sahip. Mesela Fütürist Michael Rogers, teknolojinin insan vücudu üzerinde çalışmaya başladığında çok farklı bir canavara dönüştüğünü savunuyor. Zaten araştırmanın Ar-Ge süreci boyunca insan deneyleri yapılması konusunda etik kaygılar var. Ayrıca piyasaya sürüldüğünde FDA gibi kuruluşlar araştırmanın önünde büyük engeller oluşturuyor.

Gizlilik Kaygısı

Böyle bir bağlantı başarıyla kurulabilirse herkesin tartışması gereken asıl konu: gizlilik. Düşünsenize, beyninizi bilgisayar bağlıyorsunuz, düşüncelerinizi bilgisayara aktarıyorsunuz ve düşünceleriniz veriye dönüşüyor. Frederick Lane açıklamasında şu sözlere yer verdi:

Gerçekten endişelenmeniz gereken şey düşüncelerinizin gerçekten özel bilgi olması. Düşünceler gerçekten özeldir ve bundan daha özel bir şey olamaz. O yüzden düşüncelerinizi clouda yüklemeden önce nasıl korunacakları konusunda endişelenmeniz gerekir. Hepimizin bildiği üzere birçok şirket veri toplama konusunda çok başarılı fakat korumak konusunda bir o kadar yetersiz. Ayrıca düşüncelerin bireyleri ciddi sıkıntılara sürükleyebileceğini unutmamak gerek. Düşünsenize, yasal olmayan bir şeyi düşündüğünüz anda bu düşünceye sahip olmaktan dolayı tutuklanabilirsiniz.

Gerçek Dünyada Cyborglar

Cyborg (siborg) biyolojik ve yapay kısımları olan varlıklara verilen isimdir. Bilim kurgu camiasında elektroniğin insan tabiatını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda hararetli bir tartışma sürüyor. Bu veya buna benzer teknolojiler bilim-kurgunun temeline yani Cyborglara ilk adım olabilir mi? Tirias Research’den Krewell:

Beyindeki bir sensör, elektronik cihazlara sinyal göndermek için kullanılabilir dolayısıyla elektronik cihazlar kontrol edilebilir.

Musk’ın bu yeni girişimini “Ghost in the Shell” filminin vizyona girdiği hafta açıklaması ise oldukça ironik. Çünkü bahsi geçen film, tam olarak araştırılan konu ile ilgili bir film.

Fütürist Glen Hiemstra bu araştırmadan çıkacak en olumlu sonucun verilere, bilgilere ve zihin iletişimine erişim olacağını düşünüyor. Bütün bu olumlu yanlarının yanında olumsuz olarak her insanın teknolojiye eşit olarak erişemediğini ve böyle bir teknolojinin daha çok eşitsizlik yaratacağını belirtiyor.

Her ne kadar üzerinde konuşulanlar gün geçtikte artsa da bu teknolojinin hayata geçirilmesi oldukça uzun bir zaman alacak. Zaten teknoloji başarılı bir şekilde geliştirilse bile kullanım alanı uzun bir süre kısıtlı olacak ve sadece tıbbi amaçlar için kullanılacak. Yani böyle bir teknolojinin tüketici ürünü olarak sunulmasına daha çok uzun bir zaman var. Araştırmacılar bu teknolojinin ‘kozmetik beyin ameliyatı’ olarak yapılmasının yakın bir gelecekte gerçekleşmemesini umuyor.