Küçük İşletmenizi Siber Saldırılardan Koruyun

Genellikle küçük işletmeler büyük çaplı siber saldırılara karşı tamamen savunmasızdır. Fakat eğer küçük işletmeniz varsa size işletmenizi korumak için birkaç küçük ipucu verebiliriz.

Büyük ya da küçük olsun, hiçbir iş yeri bu siber savaş döneminde güvenli değildir. TJ Maxx ve Home Depot gibi yerlerin saldırıya uğrayıp milyonlar kaybetmesi buna iyi bir örnek olabilir. İsim yapmış büyük işletmeler kadar, küçük işletmeler de büyük tehditlerle karşı karşıya kalabilir. Bir veri şirketi olan IDC tarafından yayınlanan rapora göre saldırıların %71 kadarı küçük işletmelere yönelik yapılıyor.

Küçük işletmelerin hedef alınması ise şunlara bağlı:

  • Çevrimiçi varlıkları
  • Kredi kartıyla gerçekleştirdikleri işlemler
  • Müşterileriyle ve satıcılarla e-posta yoluyla iletişim kurulması
  • Müşteriler veya satıcılar için e-portal
  • BYOD politikası (iş yerine kişisel teknolojik cihaz getirilmesi)

Bu faktörleri derinlemesine araştırarak, gelebilecek büyük tehditleri tespit edebiliriz.

İnsan Faktörü

Siber suçluların küçük işletmeleri hedef almasının en büyük sebebi işletmelerin gerekli savunmalara sahip olmamasının yanında, bu işletmelerdeki çalışanların gerekli bilice sahip olmaması. Küçük işletmelerdeki çalışanların şüpheli linklere tıklaması, güvenli olmayan ödeme yollarından ödeme yapması ve kimlik avı e-postalarının isteklerini yerine getirmesi işletmelerin saldırıya uğramasını kolaylaştırıyor.

Kimlik Avı Saldırıları

İnternette her yerde şüpheli görünen linklere tıklanmaması gerektiği konusunda bilgi bulunabilirken, çoğu kişi hala bu zararlı linklere tıklamak için kandırılabiliyor. Bu da siber suçluların hassas şirket ağlarına güvenli ve kolay bir şekilde girmesini sağlıyor.

Yetersiz Güvenlik Önlemleri

Bir saldırgan şirketin ağına eriştiğinde güvenlik duvarları ve güvenlik yamaları bu konuda çok az şey yapabilir. Genellikle küçük işletmeler güçlü güvenlik hizmetleri sunan üçüncü parti güvenlik sağlayıcılarından hizmet alacak kadar bütçe ayırmıyor. Bu sebeple saldırganlar şirketin hassas bilgilerine daha kolay ulaşabiliyor.

DDoS Saldırıları

DDoS saldırıları gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Bu saldırıları gerçekleştirmek için gerekli hizmetlerin yaygınlaşması en büyük etken olarak sayılabilir. Küçük işletmelerin web sitelerine baktığımızda genellikle bir DDoS saldırısını kaldıramayacaklarını görebiliyoruz. Bu da büyük bir güvenlik açığı yaratıyor.

Peki, bu tehditler neden son bir yılda arttı?

IoT’un ortaya çıkmasıyla, küçük işletmelerde bu yeni alanda yer edinmeye çalışıyor. Sonuçta IoT’lar küçük işletmeler için yeni fırsatlar yaratabilir. Ne yazık ki, küçük işletmelerin hevesle yaklaştığı çoğu video konferans sistemi, IP denetimli güvenlik sistemleri, VoIP telefonlar ve hatta akıllı ampuller saldırılara karşı yeterince korunmamıştır.

Güvenliği Merkeziniz Yapın

Küçük işletmeler sahip oldukları hassas bilgilerin şirket içinden veya dışından sızdırılabileceği gerçeğini genellikle göz ardı ediyor. Fakat küçük işletmelerin uyması gereken bazı kurallar vardır;

  • Çalışanların karmaşık şifreler kullanmasını sağlamak.
  • Aynı şifrelerin uzun süre kullanılmaması, sık sık yeni ve güçlü şifreler belirlenmesi.
  • Veri güvenliği açısından risk oluşturan bazı web sitelerine girişlerin engellenmesi.
  • Doğru bir şekilde yapılandırılmış bir güvenlik duvarı kullanmak.
  • Çalışanlara ait cihazlarda dahil bütün cihazların en güncel yazılımlarının kullanılması.
  • Tedarikçi olan üçüncü tarafların da yardımıyla risk değerlendirmesi yapmak.
  • Bulut tabanlı uygulamaları kullanmak ve bunların güvenliğini sağlamak.
  • Hassas bilgilere yalnızca doğru ve gerekli kişilerin ulaşmasını sağlamak.
  • Çalışanların uzaktan erişimlerini güvenli hale getirmek için VPN gibi çözümler uygulamak.
  • Herhangi bir DDoS saldırısı durumunda felaket kurtarma ve acil durum yönetimi gibi hizmetlere sahip olmak.

Bu gibi şeyler genellikle yapılabilecek en genel güvenlik önlemleridir. Fakat bütün bunlar yapılmış olsa bile, en önemli şey rütbesine veya konumuna bakılmaksızın bütün çalışanların siber güvenlik eğitimleri almasıdır. Çünkü eğer çalışanlar gelebilecek saldırılara karşı bilinçli olursa, bu saldırıların yapılması zorlaşacaktır.

Son olarak; güvenlik açıklarının periyodik olarak değerlendirilmesi.

İşletmelerin sahip olduğu güvenlik açıklarının belirlenmesi için düzenli olarak testler yapılmalıdır. Bu testleri yapması için üçüncü parti şirketlerden hizmet alınabilir ve raporlanan veriler üzerinden gerekli önlemler alınabilir.

Cyberage olarak size işletmenizi korumak için eğitimler ve çözümler sunuyoruz. Hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.