IBM Özerk Araçların Problemini Çözmüş Olabilir

Otonom sürüş teknolojisi sayesinde sürücünün etkileşimi olmadan seyahat edebilen arabalardan daha önce bahsetmiştik. Fakat bu arabalar günümüz dünyasına %100 uygun biçimde çalışmıyordu. Çünkü direksiyon başında ne zaman bir insan olmalı sorusuna araç cevap veremiyordu.

Aşağıda 24 Mart 2017’de Arizona’da kaza yapmış otonom sürüş teknolojisine sahip bir Volvo SUV görebilirsiniz.

volvo-kaza

İnsan sürücüler ve özerk araçlar arasındaki dinamik oldukça karmaşık fakat IBM araştırmacıları bu araçlarda ne zaman bir insanın kontrolü eline alması gerektiğini belirleyen bir sistemin patentini aldı. Bu sistem sürücünün yorgunluğu ve duygusal durumu gibi faktörlerin yanı sıra, aracın genel mekanik fonksiyonu da dahil olmak üzere çeşitli göstergelere dayanıyor.

Sistemde yerleştirilen sensörler insan sürücülerin kalp atış hızı, bakışlarının yönü, odaklanma durumları gibi fizyolojik durumlarını inceleyecek ve insan sürücünün aracı kullanıp kullanamayacağına karar verecek. Sistem ayrıca aracın teknik yönleriyle de yakından ilgilenecek ve bazı engeller veya hatalarla karşılaşıldığında bir insan sürücünün daha iyi yönlendirebileceğini düşünerek kontrolü insan sürücüye bırakabilecek. IBM bu sistemi her iki potansiyel sürücüyü de (insan ve mekanik) izleyecek üçüncü bir zeka olarak görüyor.

Bununla ilgili örnek verelim: eğer sistem, aracın teknik kısmında küçük bir problem, mesela lastik basıncında değişim, tespit ederse insan sürücünün kontrolü eline almasını doğru bulacaktır. Fakat bu önerme sadece aracın durumuyla yapılmayacaktır. O ana kadar insan sürücüden topladığı verilerle sürücünün aracı kullanmaya hazır olup olmadığına karar verecek ve ona göre aracı kullanmayı insan sürücüye teklif edecektir. Eğer sistem hem otomobilin hem de insan sürücünün aracı kullanamayacağına karar verirse otomatik olarak yavaşlamaya başlar ve uygun bir yerde durur. Sistem aynı zamanda çevredeki diğer kendi kendine gidebilen araçların trafik rotalarını ve kaza geçmişlerini kontrol ederek çevresel etkenleri öğrenip, kaza riskini daha aza indirgeyebilir.

Bahsi geçen IBM araştırmasının usta mucidi James Kozloski konu hakkında şöyle bir açıklama yaptı:

Yaptığımız şey insan sürücünün aracı kullanmaya ne kadar hazır olduğunu ve riskleri belirleyerek, araçta meydana gelebilecek anormallikleri en güvenli şekilde atlatabilmeye yarıyor.

İnsan sürücünün kullandığı bir aracın önüne sokak arasından çocuk fırladığını düşünün. İnsan sürücü kendi refleksleriyle bu kazayı kimseye zarar vermeden atlatabilir fakat atlattıktan hemen sonra şoka girebilir veya aracı kullanamayacak kadar dikkati dağılmış olabilir. İşte IBM tam da bu anda aracın sisteminin kontrolü eline almasını önermektedir. Kozloski, aracın kontrolünün otomatik sisteme geçmesiyle insan sürücünün rahatlamak için zamanı olacağını belirtiyor.

Carnegie Mellon Üniversitesi ‘bilgisayar-insan ilişkisi” alanının araştırma profesörlerinden Aaron Steinfeld IBM’in bu sistemini “oldukça zor” olarak değerlendirdi.

Şu anda günümüzde birçok özerk araçta frene basarak veya bir düğmeye basarak kontrol insan sürücüye geçirilebiliyor. Fakat Steinfeld insan sürücülerin kontrolü ele almadan önce yaptıkları şeyin iyi bir fikir olup olmadığına dikkat etmediğini belirtiyor. Genellikle böyle özerk araçlarda insanların kontrolü almasının sebebi teknik bir hata veya kötü hava şartları oluyor. Fakat araştırmacılara göre araçtaki teknik herhangi bir problemi anlamak ve kontrolü bilinçli bir şekilde ele almak profesyonel sürücülerin işi, yani araca sahip olan herkes bu becerilere sahip olamayabilir.

Proje her ne kadar can güvenliğini arttıracak gibi dursa da bu sistemin yapımının en büyük zorluğu bir yapay zekaya insan sürücünün hazır olma durumunu tanımayı öğretmektir. Projenin ne zaman özerk araçlarda kullanılmaya başlanacağı bilinmiyor ama IBM bu konu hakkında araştırmalara tüm hızıyla devam etmekte.